Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Naifliğin Mertebeleri

Ali Sebetci Hem Dücane Cündioğlu’nu hem de Mücahit Bilici’yi yıllardır okur, istifade ve takdir ederim. Her ikisinin de ancak ilahi inayetle aşılabileceğine inandığım beşerî zaaf ve sınırlarımız çerçevesinde, üstad Necip Fazıl’ın çarpıcı terkibiyle fikir çilesi ve namusunu haiz olma ayrıcalığıyla mümeyyiz azınlıktan olduğunu düşünürüm. Ayrıca merhum Namık Kemal’e atfedilen ‘Bârika-i hakikatin müsâdeme-i efkârdan doğduğu’ fikrini de değerli ve haklı bulurum. İşte bu nedenlerle, Bilici’nin “Dücane Cündioğlu naifliği diye bir şey” (Serbestiyet, 13 Nisan 2024) başlıklı yazısı münasebeti ve hakikat kıvılcımının çakmasına vesile olması ümidiyle fikirleri çarpıştırma ameline mütevazı bir katkıda bulunmak istiyorum. Bilici, Cündioğlu’nun yaptığı şeyi ‘dâvâ felsefeciliğini (misyonerce düşünceyi) felsefe sayılmaktan çıkarma çabası’ olarak pek güzel tasvir etmiş, zira Cündioğlu öyle anlaşılıyor ki ‘ön kabulsüz başlamayan’ ve/ya kendi ön kabullerini sorgulamayan düşünce sistemlerini...